Vakıf Üniversitesinde Akademik Personelin Sözleşmesi Yenilenmezse Ne Yapılabilir?

Vakıf üniversitesinde çalışan bir öğretim üyesi, öğretim görevlisi, okutman veya araştırma görevlisi için “sözleşmenizin yenilenmemesine karar verilmiştir” yazısı çoğu zaman yalnızca bir sözleşme bildirimi değildir. Bu yazı; akademik statüyü, çalışma hakkını, özlük dosyasını, parasal hakları ve sonraki akademik kariyeri doğrudan etkileyen idari nitelikli bir uyuşmazlığın başlangıcı olabilir.

 

Uygulamada sözleşme yenilememe işlemleri genellikle “sözleşme süresi sona erdi”, “hizmetine ihtiyaç kalmadı”, “akademik performans yeterli görülmedi”, “ders yükü azaldı”, “bölüm ihtiyacı bulunmuyor” veya “mali/idari planlama gereği” gibi gerekçelerle tesis edilmektedir.

 

Ancak vakıf üniversitesi akademik personeli bakımından mesele, her zaman basit bir özel hukuk sözleşmesinin sona ermesi gibi değerlendirilemez. Çünkü vakıf üniversiteleri kamu tüzel kişiliğine sahip yükseköğretim kurumlarıdır; akademik personelin seçimi, görevlendirilmesi, yükseltilmesi, sözleşmesinin yenilenip yenilenmemesi ve görevine son verilmesi süreçleri yükseköğretim kamu hizmetiyle doğrudan bağlantılıdır.

 

Temel sonuç

Vakıf üniversitesi, akademik personelin sözleşmesini yenilememe konusunda takdir yetkisine sahip olabilir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. İşlem; yetkili organ tarafından alınmalı, somut ve denetlenebilir gerekçeye dayanmalı, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle uyumlu olmalı ve ilgilinin akademik statüsü ile parasal hakları üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmelidir.

 

Belirli süreli sözleşmenin sona ermiş olması, sözleşme yenilememe işlemini kendiliğinden yargısal denetim dışına çıkarmaz.

 

Bu yazı kimler için önemlidir?

Bu konu özellikle vakıf üniversitesinde görev yapan doktor öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmanlar, araştırma görevlileri, sözleşmesi yenilenmeyen akademik personel ve görev süresi uzatılmayan öğretim elemanları bakımından önem taşır.

 

Bu alanda doğru değerlendirme yapılabilmesi için yalnızca sözleşme metnine bakmak yeterli değildir. 2547 sayılı Kanun, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği, mütevelli heyeti kararları, yetki devri belgeleri, akademik ihtiyaç, performans kayıtları, tebliğ tarihi ve dava konusu işlem birlikte incelenmelidir.

 

Vakıf üniversitesi akademik personelinin hukuki statüsü

Vakıf üniversitesi akademik personelinin statüsü, klasik işçi-işveren ilişkisine indirgenemeyecek karma bir yapı gösterir. Bir tarafta belirli süreli hizmet sözleşmesi vardır; diğer tarafta ise yükseköğretim kamu hizmeti, akademik statü ve idari işlem boyutu bulunmaktadır.

 

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 23. maddesinde; öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, akademik unvanlarla görevlendirilmesi ve yükseltilmesinin yetkili akademik organlarca yapılacağı, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak akademik ve idari personelin çalışma esaslarının 2547 sayılı Kanun’da devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabi olduğu, aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.

 

Bu nedenle uyuşmazlığın doğru sınıflandırılması gerekir. Akademik statüye, göreve son vermeye, sözleşmenin yenilenmemesine veya atama sürecine ilişkin uyuşmazlıklar idare hukuku boyutu taşırken; ücret, fazla çalışma, yıllık izin veya kıdem tazminatı gibi talepler ayrıca kendi hukuki niteliği içinde değerlendirilmelidir.

 

Görevli yargı: İdare mahkemesi mi, iş mahkemesi mi?

Vakıf üniversitesi akademik personel uyuşmazlıklarında en kritik konulardan biri görevli yargının belirlenmesidir. Hatalı yargı yoluna başvurulması, süre kaybına ve hak kaybına yol açabilir.

 

Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 2025 tarihli kararında, yükseköğretim elemanlarının atanmaları, görevleri, unvanları, yükselmeleri, emeklilikleri, disiplin ve görevlerine son verilmesi işlemleri gibi özlük hakları hakkında çıkan uyuşmazlıkların idari yargının görev alanına girdiği belirtilmiştir. Aynı kararda, parasal hakkın idari yargının görev alanına giren bir idari işlemden kaynaklanması hâlinde, İş Kanunu hükümlerine göre belirlense dahi uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

 

Bu nedenle şu ayrım dikkatle yapılmalıdır:

 

Uyuşmazlığın niteliği

Muhtemel değerlendirme

Sözleşmenin yenilenmemesi / göreve son verme işlemi

İdari yargı boyutu güçlüdür.

Akademik statü, atama, unvan, disiplin, görevden çıkarma

İdari yargı kapsamında değerlendirilir.

Sadece ücret, fazla çalışma, yıllık izin gibi işçilik alacakları

Talebin niteliğine göre iş mahkemesi tartışması doğabilir.

Parasal hak, sözleşme yenilememe/fesih gibi idari işlemden kaynaklanıyorsa

İdari yargıda tam yargı talebi gündeme gelebilir.

 

Burada kesin ve şablon bir cevap vermek doğru değildir. Her dosyada talebin neye dayandığı, hangi işlemin dava konusu edildiği ve parasal hakkın hangi hukuki sebepten doğduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

 

Sözleşme süresinin bitmesi tek başına yeterli midir?

Hayır. Belirli süreli sözleşmenin sona ermesi, vakıf üniversitesine hiçbir gerekçe göstermeksizin akademik personelle kurulan hukuki ilişkiyi sona erdirme serbestisi vermez.

 

Danıştay 8. Dairesinin 2019/7264 E., 2022/6868 K. sayılı kararında; vakıf üniversitesi araştırma görevlisinin sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi incelenmiş, sözleşmenin yenilenmeme nedenlerinin yükseköğretim hizmetinin sürekliliği, araştırma görevlisinin verimliliği, çalışma güven ve huzuru ile hizmetin niteliği dikkate alınarak objektif ve denetlenebilir nedenlere dayanması gerektiği belirtilmiştir. Kararda, davacının sözleşme şartlarına uymadığı, verimsiz olduğu, akademik çalışmalarında başarısız bulunduğu veya hizmetine ihtiyaç duyulmadığına ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle işlem hukuka aykırı görülmüştür.

 

Bu kararın ortaya koyduğu temel ilke şudur:

“Sözleşme süresi bitti” ifadesi, tek başına sözleşmenin yenilenmemesi için yeterli hukuki gerekçe değildir.

 

Üniversite, sözleşmeyi yenilememe yönündeki takdirini somut, ölçülebilir ve denetlenebilir gerekçelere dayandırmalıdır.

 

“Hizmetine ihtiyaç kalmadı” gerekçesi nasıl denetlenir?

“Hizmetine ihtiyaç kalmadı” ifadesi, tek başına yeterli görülmeyebilir. Bu gerekçenin hukuken anlamlı olabilmesi için bölüm veya program ihtiyacı, ders yükü, öğrenci sayısı, kadro planlaması, akademik faaliyetler ve kişinin performansına ilişkin somut verilerle desteklenmesi gerekir.

 

Soru

Neden önemlidir?

Hangi bölüm veya programda ihtiyaç azalmıştır?

Gerekçenin somutlaşmasını sağlar.

Ders yükü, öğrenci sayısı veya kadro ihtiyacı değişmiş midir?

Hizmet ihtiyacının gerçekliğini gösterir.

Kişinin akademik performansı değerlendirilmiş midir?

Başarısızlık veya verimsizlik iddiasını denetlenebilir kılar.

Bölüm, dekanlık, rektörlük veya mütevelli heyeti gerekçeyi belgeye bağlamış mıdır?

İşlemin sebep unsurunu güçlendirir.

Benzer durumdaki kişiler arasında farklı uygulama var mıdır?

Eşitlik ve objektiflik değerlendirmesine etki eder.

 

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 2020 tarihli kararında, 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi kapsamında atanan araştırma görevlisi bakımından idarenin görev süresini uzatıp uzatmama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu kabul edilmiş; ancak bu yetkinin akademik gelişimde başarısızlık veya hizmete ihtiyaç bulunmadığı yolunda bilgi ve belgeye dayandırılması ve kamu yararı ile hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiği vurgulanmıştır.

 

Aynı kararda, davacının üniversite dışında görevlendirilmesinin idarenin kendi işlemleriyle oluştuğu, üniversiteye dönmesi yönünde resmi girişim yapılmadığı ve iletişim kurulmadığı iddiasının somut belgeyle desteklenmediği belirtilerek, görev süresinin uzatılmaması işleminde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı sonucuna varılmıştır.

 

Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur: Üniversite, kendi oluşturduğu veya sürdürdüğü idari durumu, sonradan akademik personelin aleyhine soyut gerekçe olarak kullanmamalıdır.

 

Yetki unsuru: Kararı kim almalıdır?

Sözleşme yenilememe işlemlerinde gerekçe kadar kararı alan makam da önemlidir. Yetkisiz makam tarafından tesis edilen işlem, esasa girilmeksizin hukuka aykırı bulunabilir.

 

Danıştay 8. Dairesinin 2025 tarihli kararlarında bu konu özellikle öne çıkmıştır. Bir kararda, mütevelli heyetinin vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olduğu; öğretim elemanlarıyla sözleşme yapılması, sözleşmenin feshi veya süresi sona eren sözleşmelerin uzatılıp uzatılmaması konularında yetki devrinin mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Somut olayda, mütevelli heyeti tarafından rektöre yapılmış bir yetki devri bulunmadığı hâlde rektörün teklifi ve mütevelli heyet başkanının onayı ile işlem tesis edilmesi yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Benzer şekilde, Danıştay 8. Dairesinin 2024/1592 E., 2025/7829 K. sayılı kararında; mütevelli heyeti kararında davacının sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik somut karar alınmadığı, yalnızca mütevelli heyeti başkanı ve başkan yardımcısının iş sözleşmelerini yapma ve feshetmeye yetkilendirildiği görülmüş; bu prosedür işletilmeden tesis edilen sözleşme sonlandırma işlemi yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Bu nedenle sözleşme yenilememe dosyalarında şu belgeler özellikle incelenmelidir:

Belge

İnceleme amacı

Mütevelli heyeti kararı

Sözleşme yenilememe iradesinin yetkili organdan çıkıp çıkmadığı

Yetki devri kararı

Rektör, müdür, komisyon veya başka bir organın yetkili olup olmadığı

Rektörlük/dekanlık teklifi

İşlemin hangi gerekçeyle başlatıldığı

Fakülte ve bölüm görüşleri

Akademik ihtiyaç veya performans gerekçesinin dayanağı

Sözleşme metni

Süre, yenileme, bildirim ve sona erme hükümleri

Tebliğ yazısı

Dava süresi ve işlem gerekçesi bakımından belirleyici belge

 

İptal Kararı Her Durumda Ödeme Sonucu Doğurur mu?

Bu başlık, yazının en hassas noktalarından biridir. Çünkü sözleşme yenilememe işlemi iptal edildiğinde, geçmişe dönük tüm parasal hakların kendiliğinden doğacağı varsayılabilmektedir. Bu her durumda doğru değildir.

 

Danıştay 8. Dairesinin 2025 tarihli kararlarında şu ayrım yapılmıştır: İdari yargıda iptal kararları kural olarak geriye yürür ve hukuka aykırı işlemi tesis edildiği andan itibaren ortadan kaldırır. Ancak belirli süreli sözleşmenin yenilenmemesi işlemi yalnızca yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunmuşsa, yetkili makamın yeniden sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi konusunda karar alması gerekir. Bu aşamada, sözleşmenin yenilendiği varsayımıyla doğrudan parasal ve özlük hak kabulü yapılamayacağı belirtilmiştir.

 

Aynı ilke, Danıştay 8. Dairesinin 2024/1592 E., 2025/7829 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Kararda, yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşme yenilememe işlemi ortadan kalksa da belirli süreli sözleşme sona erdiği için ortada kendiliğinden devam eden bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı; bu nedenle sözleşmenin yenilendiği varsayımıyla doğrudan parasal hak kararı verilemeyeceği ifade edilmiştir.

 

Bu ayrım şu şekilde özetlenebilir:

İptal sebebi / uyuşmazlık türü

Parasal haklara etkisi

Somut gerekçe yokluğu veya sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık

Parasal ve özlük hakların tazmini daha güçlü şekilde gündeme gelebilir.

Yetki unsuru yönünden iptal

Yetkili organın yeniden karar alması gerekebilir; parasal hakların ödenmesi sonucunu kendiliğinden doğurmayabilir.

Sadece işçilik alacağı niteliğindeki talepler

Talebin niteliğine göre iş mahkemesi/idari yargı ayrımı ayrıca yapılmalıdır.

Parasal hakkın idari işlemden kaynaklanması

İdari yargıda tam yargı talebi gündeme gelebilir.

 

Bu nedenle parasal hak talepleri, işlemin hangi nedenle hukuka aykırı olduğu ve hangi yargı yolunda ileri sürüleceği birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır.

 

50/d, 33/a ve doğru dava konusu neden önemlidir?

Akademik personel davalarında en sık yapılan hatalardan biri, dava konusunun yanlış kurulmasıdır. Özellikle araştırma görevlileri bakımından 2547 sayılı Kanun’un 50/d ve 33/a statüleri arasındaki fark doğrudan sonuca etki eder.

 

İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 2020 tarihli kararında, 50/d kapsamında yüksek lisansa tahsisli araştırma görevlisi kadrosunda görev yapan davacının yüksek lisans eğitimini tamamlaması nedeniyle kadrosuyla ilişiğinin kesilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Kararda, davacının 33/a kapsamında atanmasına ilişkin iddialarının ise ancak 33/a kapsamında atanmama işlemine karşı açılacak ayrı bir davada ileri sürülebileceği belirtilmiştir.

 

Bu kararın pratik sonucu açıktır:

 

Doğru iddia, yanlış dava konusu içinde ileri sürülürse sonuç alınamayabilir.

 

Bu nedenle akademik personel dosyalarında öncelikle işlem doğru nitelendirilmelidir. Sözleşmenin yenilenmemesi, ilişik kesme, yeniden atama başvurusunun reddi, 33/a’ya atanmama, görev süresi uzatmama, akademik değerlendirme veya parasal hakların ödenmemesi birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

 

Azami süre hesabında idarenin önceki işlemleri

Araştırma görevlileri bakımından lisansüstü eğitim süresi ve azami süre hesabı da ilişik kesme işlemlerinde önemli bir tartışma alanıdır.

 

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 2019 tarihli kararında, 33/a kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının lisansüstü eğitimde azami süreyi doldurduğu gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesi incelenmiştir. Kararda, lisansüstü öğrenimin hukuka aykırılığı mahkeme kararıyla sabit olan bir işlem nedeniyle kesintiye uğradığı, bu kesintide davacıya izafe edilebilecek kusur bulunmadığı ve hukuka aykırı işlem nedeniyle kesintiye uğrayan sürenin azami süre hesabında dikkate alınmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı belirtilerek ilişik kesme işlemi hukuka aykırı bulunmuştur.

 

Bu karar, akademik personel dosyalarında işlem tarihçesinin neden önemli olduğunu gösterir. Çünkü uyuşmazlık yalnızca son işlemden ibaret olmayabilir. Önceki görevlendirme, kayıt dondurma, hukuka aykırı kesinti, mahkeme kararı, YÖK yazısı veya üniversite işlemi son işlemin hukukiliğini doğrudan etkileyebilir.

 

Sözleşmenin Yenilenmemesi İşleminde Hangi Noktalar İncelenmelidir?

Vakıf üniversitesinde sözleşmenin yenilenmemesi işlemleri dışarıdan benzer görünse de her dosyada aynı hukuki sonuca ulaşmak mümkün değildir. Bazı dosyalarda sorun yetki unsurundan, bazı dosyalarda somut gerekçe eksikliğinden, bazı dosyalarda görevli yargı tartışmasından, bazı dosyalarda ise parasal hakların nasıl değerlendirileceğinden kaynaklanabilir.

 

Bu nedenle sözleşmenin yenilenmemesine dair yazı alındığında yalnızca yazının içeriğine bakmak yeterli değildir. İşlemin öncesindeki kurul kararları, yetki devri, akademik ihtiyaç gerekçesi, performans değerlendirmesi, tebliğ tarihi ve önceki sözleşme/uzatma süreci birlikte incelenmelidir.

 

İnceleme başlığı

Neden önemlidir?

Hizmet sözleşmesi

Süre, yenileme, bildirim ve sona erme hükümleri bakımından önem taşır.

Sözleşme yenilememe yazısı

İşlemin gerekçesi ve tebliğ tarihi bakımından belirleyicidir.

Mütevelli heyeti kararı

Kararın yetkili organdan çıkıp çıkmadığı değerlendirilir.

Yetki devri belgeleri

Rektör, başkan, müdür veya komisyonun işlem tesis etme yetkisi incelenir.

Bölüm, dekanlık ve rektörlük yazıları

Hizmet ihtiyacı ve akademik gerekçenin dayanağı araştırılır.

Ders yükü ve program kayıtları

“Hizmetine ihtiyaç kalmadı” gerekçesinin somut karşılığı denetlenir.

Akademik faaliyet dosyası

Yayın, proje, ders, danışmanlık ve idari görevler bakımından dosyanın gerçek durumu ortaya konulur.

Performans/değerlendirme kayıtları

Başarısızlık veya verimsizlik iddiasının belgeye dayanıp dayanmadığı incelenir.

50/d, 33/a veya sözleşmeli statü

Yanlış hukuki nitelendirme, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Parasal hak talepleri

İptal sebebine göre parasal hakların nasıl değerlendirileceği değişebilir.

Tebliğ ve süre

Hak kaybı yaşanmaması için başvuru ve dava süresi ayrıca belirlenmelidir.

 

Bu nedenle her sözleşme yenilememe işlemi için aynı hukuki yolun izlenmesi doğru değildir. İşlemin niteliği, gerekçesi, yetki zinciri ve akademik personelin statüsü birlikte değerlendirilmeden hareket edilmesi hak kaybına yol açabilir.

 

En sık yapılan hatalar

Bu tür dosyalarda en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

  1. Belirli süreli sözleşmenin bitmesini dava açılamayacağı şeklinde yorumlamak.

  2. İdare mahkemesi / iş mahkemesi ayrımını baştan doğru kurmamak.

  3. Mütevelli heyeti kararı ve yetki devri belgelerini incelememek.

  4. “Hizmetine ihtiyaç kalmadı” gerekçesinin somut belgeye dayanıp dayanmadığını sorgulamamak.

  5. İlişik kesme, sözleşme yenilememe ve yeniden atama başvurusu işlemlerini birbirine karıştırmak.

  6. 50/d ve 33/a statülerini aynı hukuki sonuç doğuruyormuş gibi ele almak.

  7. Tebliğ veya öğrenme tarihini süre hesabı bakımından ihmal etmek.

  8. Parasal hak taleplerini iptal davasıyla doğru ilişkilendirmemek.

  9. Akademik faaliyet dosyasını eksik değerlendirmek.

  10. Üniversitenin önceki işlem ve yazışma tarihçesini gözden kaçırmak.

 

Bu başlıklar, her dosyada aynı sonuca ulaşılacağı anlamına gelmez. Sözleşme yenilememe işlemlerinde hukuki değerlendirme, işlemin gerekçesi, yetki zinciri, akademik statü ve süreler birlikte incelenerek yapılmalıdır.

 

Sonuç

Vakıf üniversitesinde akademik personelin sözleşmesinin yenilenmemesi, yalnızca belirli süreli sözleşmenin sona ermesi olarak görülmemelidir. Üniversitenin sözleşmeyi yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunsa da bu yetki; kamu yararı, hizmet gerekleri, somut gerekçe, yetkili organ kararı ve yargısal denetim sınırları içinde kullanılmalıdır.

 

Yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde üç temel sonuç öne çıkmaktadır.

 

Birincisi, vakıf üniversitesi akademik personelinin görevine son verilmesi veya sözleşmesinin yenilenmemesi işlemleri idare hukuku boyutu taşıyabilir.

 

İkincisi, sözleşmenin yenilenmemesi için soyut ifadeler yeterli değildir. Akademik başarısızlık, verimsizlik, hizmet ihtiyacının ortadan kalkması veya kadro ihtiyacı gibi gerekçeler somut bilgi ve belgeyle desteklenmelidir.

 

Üçüncüsü, işlemin yetkili organ tarafından tesis edilip edilmediği ayrıca incelenmelidir. Mütevelli heyeti, rektörlük, yetki devri ve kurul kararları usulüne uygun değilse işlem yetki unsuru yönünden hukuka aykırı hâle gelebilir.

 

Bu nedenle vakıf üniversitesinde görev yapan akademik personel bakımından sözleşme yenilenmeme yazısı alındığında, konu yalnızca iş hukuku veya yalnızca sözleşme hükümleri üzerinden değerlendirilmemelidir. Sözleşme, 2547 sayılı Kanun, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği, akademik dosya, karar organı, gerekçe, parasal haklar ve dava süresi birlikte incelenmelidir.

 

Sık Sorulan Sorular

 

Vakıf üniversitesi akademik personelinin sözleşmesi yenilenmezse dava açılabilir mi?

Evet, somut olaya göre dava açılması mümkündür. Özellikle sözleşmenin yenilenmemesi işlemi akademik statü, göreve son verme, yetki, gerekçe ve kamu hizmeti yönünden idari işlem niteliği taşıyorsa idari yargı yolu gündeme gelebilir.

 

Sözleşme süresinin bitmesi dava açılmasını engeller mi?

Tek başına engellemez. Belirli süreli sözleşmenin sona ermiş olması, üniversitenin sözleşmeyi yenilememe konusunda sınırsız takdir yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez.

 

“Hizmetine ihtiyaç kalmadı” gerekçesi yeterli midir?

Bu ifade tek başına yeterli olmayabilir. Hizmet ihtiyacının neden ortadan kalktığı, bölümün akademik ihtiyacı, ders yükü, öğrenci sayısı, kadro durumu ve kişinin akademik faaliyetleri somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmalıdır.

 

Kararı mütevelli heyeti yerine mütevelli heyeti başkanı almışsa ne olur?

Somut yetki düzenlemesine bakılmalıdır. Danıştay’ın 2025 tarihli kararlarında, mütevelli heyeti başkanı veya başkan yardımcısına yapılan genel yetkilendirmenin her durumda yeterli olmayabileceği; sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin kararın mevzuata uygun yetkili organ tarafından alınması gerektiği vurgulanmıştır.

 

Parasal Haklar: İptal Kararı Her Durumda Ödeme Sonucu Doğurur mu?

Her durumda ödeme sonucu doğmaz. İşlem sebep yönünden hukuka aykırı bulunmuşsa parasal haklar bakımından farklı değerlendirme yapılabilir. Ancak işlem yalnızca yetki unsuru yönünden iptal edilmişse, yetkili organın yeniden karar alması gerekebilir ve sözleşmenin yenilendiği varsayımıyla doğrudan parasal hak kabulü her durumda mümkün görülmeyebilir.

 

50/d araştırma görevlisi 33/a’ya atanmayı aynı davada ileri sürebilir mi?

Her olayda dava konusu dikkatle belirlenmelidir. 50/d kapsamında ilişik kesme işlemine karşı açılan davada, 33/a’ya atanmama işlemine ilişkin iddialar ayrı bir işlem ve ayrı dava konusu olarak değerlendirilebilir.

Av. Alper Doğruöz

 

Kaynakça / Yararlanılan Mevzuat ve Yargı Kararları

 

Mevzuat

  1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125 ve m. 130.

  2. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu.

  3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

  4. 4857 sayılı İş Kanunu.

  5. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği.

  6.  

Yargı Kararları

  1. Danıştay 8. Dairesi, E. 2019/7264, K. 2022/6868.

  2. Danıştay 8. Dairesi, E. 2024/3270, K. 2025/7831.

  3. Danıştay 8. Dairesi, E. 2024/1592, K. 2025/7829.

  4. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, E. 2020/1546, K. 2020/2140, T. 22.09.2020.

  5. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, E. 2020/1305, K. 2020/1190, T. 17.11.2020.

  6. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, E. 2019/1242, K. 2019/1545, T. 03.10.2019.

  7. Uyuşmazlık Mahkemesi, İdari Bölüm, E. 2025/574, K. 2025/656.

 

İlgili Yazılar

 

Üniversitede Görev Süresi Yenilememe ve İlişik Kesme İşlemleri

Akademik Atama ve Yeniden Atama Ret Yazısı Nasıl Okunur?

Doktor Öğretim Üyesi Yeniden Atama Şartları Nelerdir?